Anasayfa | Künye | Linkler | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Eşref Çevik ile dobra dobra

Karadeniz Dernekler Birliği Başkanı Giresunlu hemşerimiz Eşref Çevik, GURBETTE GİRESUN'un sorularını cevapladı.

Kategori  Kategori : Röportaj
Yorumlar  Yorum Sayısı : 6
Okunma  Okunma : 749
Tarih  Tarih : 03 Eylül 2009 23:04

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

2007 yılında ilk olarak Almanya’ya ayak bastığı Tegel havaalanından bizi alarak Mustafa Karahan ve Selahattin Korkmaz ile misafir eden şimdinin Karadeniz Dernekler Birliği Başkanı Giresunlu hemşerimiz Eşref Çevik, GURBETTE GİRESUN’un sorularını cevapladı. Giresun’un mitolojik isimlerini işyerlerinde kullanarak fahri turizm elçiliği de yapan Çevik ile arkadaşımız Candemir Sarı görüştü.

Çevik sorularımıza dobra dobra cevap verdi;

 


 

EŞREF ÇEVİK KİMDİR?

Giresunluyum. Bulancak doğumluyum. 1988’in Ağustos ayında üniversite öğrenimi görmek amacıyla Almanya’ya geldim ve bu süreçten sonra da burada kaldım. Eğitim süresi içerisinde hem çalıştık, daha sonra da Giresun Adasının mitolojik ismi olan Artetia isminde kendi işyerimizi kurduk. 4 çocuk babasıyım. 20 yıldan bu yana Berlin’de yaşıyorum. 14 yıl önce kurulan Giresunlular Derneği içinde yönetim kurulu üyeliği, genel sekreterlik ve genel başkanlık gibi görevlerde bulunduktan sonra aynı çatı altında mütevazi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bir süre önce 9 Karadeniz derneğinin bir araya gelmesi ile birlikte teşekkül ettirilen Karadeniz Dernekler Birliği’nin de başkanlığını yapmaktayım.

 

 


ALMANYA’YA SADECE EĞİTİM AMAÇLIMI GELMİŞTİNİZ… BURADA KALMA DÜŞÜNCESİ VAR MIYDI? BURAYA GELMEDEN ÖNCE ALMANYA GÖZÜNÜZDE NASILDI?

Benimde akrabalarım vardı. Tarihi ilişkilerimiz açısından baktığımızda hep sıcak bakardık. Bir çok alanda gelişmiş bir ülke olarak karşımıza çıkardı. İnsan hakları en fazla dikkat ettiğimiz hususlardı. Aradan geçen zaman içinde bu özelliklerinin bazıları değişime uğradı ama Almanya bir çok insan için hayal ülkesi idi.

Sadece okumak için değil okuyarak çalışmak ve kalabalık bir ailenin ferdi olduğumuz için onlara da yardımcı olmak istedik.

 


 

SİZ ALMANYA’YA GELDİĞİNİZDE 2 ALMANYA HATTA 2 FARKLI BERLİN VARDI… BÖYLE BİR ALMANYA SİZDE NE TÜR DUYGULAR ORTAYA KOYUYORDU?

Batı Berlin Doğu Almanya’nın içerisinde yarı açık cezaevi konumunda idi. Ama buraya diğer ülkelerin; Amerika, Fransa ve İngiltere’nin egemenliği altında idi. Bu ülkelerin askerleri vardı. Çok enterasan bir güç vardı. Hen burayı koruyorlar hem buradan Doğu Avrupa ülkelerini gözetliyorlar, bizlerde burada çalışıyor, yarı açık cezaevi içerisinde imkanlar dahilinde hayatımızı sürdürüyorduk. Ancak enterasan tarafı olmuştur. Dünya’nın değişik ülkelerinden insanları gerek insani, gerekse kültürel anlamda tanıma imkanı bulduk. Bunun haricinde Dünya’nın 150 çeşit vatandaşının Berlin’de yaşaması beni daha doğrusu dünya insanı yaptı. Sadece küçük bir Bulancak’tan, Giresun’dan yada bir İstanbul’dan değil, İngiliz sinema sanatçısı İngrıd Bergman’ın bir sözü vardır. Benim çok hoşuma gider. Yaşlılığı tecrübeyi dağa tırmanan bir dağcıya benzetir. Dağa tırmanmadan aşağıda iseniz hiçbir şey görmezsiniz. Ancak çıktıktan sonra aşağıları daha net görürsünüz. Buradaki sosyal ve insani ilişkiler hayata, doğaya, dünyaya, insanlığa bakış açımızı daha güzel ve objektif yaratmıştır.

 

 


PEKİ HERKES SİZİN GİBİ TAM OLARAK ALMANYA’YA ADAPTE OLABİLDİ Mİ? HALA BURADA YABANCILAR MI?

Çok güzel bir soru. Maalesef adaptasyon konusunda istenilen düzeyde değildir. Ancak son kuşak Almancaya oldukça hakim olup eğitimlerini yapıyorlar. Daha rahat topluma uyum sağlayabiliyorlar ve kimliklerini ön plana çıkartabiliyorlar. Her ne kadar Almanların belli noktalarda müdahaleleri olsa bile bunu başarıyorlar. Ancak diğerlerinin daha feodal ve daha gelenekçi yapıları devam ediyor. Açık değiller. Almanları bir kenara bırakın dünya insanları ile kendi aralarında iyi ilişkilere girmeleri onları geliştirmeleri oldukça sınırlı oluyor. Kendi örf ve adetlerinin dışına çıkıp açılamadıkları için maalesef sıra dışı anlamda kalıyorlar. Bu da Türklerin gelişimi noktasında olumlu bir kazanç sağlamıyor.

 

 


ALMANYA’DAKİ GİRESUNLULAR DERNEĞİNİN KURULUŞ SÜRECİ NASIL BAŞLADI, BERLİN GİRESUNLULAR DERNEĞİNİN TEMELLERİ NE ZAMAN ATILDI?

Berlin Giresunlular Derneği’nin kurulması için 1992’de temel atıldı ve 1994 yılında kuruldu. Şahsın derneğin kuruluşunun ilk yılarlında katıldım. Doğduğumuz, büyüdüğümüz, geldiğimiz bir ilimiz vardı onları unutmamız mümkün değildi. Bu temelde bir araya gelmek, yardımlaşma içinde bulunmak bizlere heyecan veriyordu. Bu vesile ile dernekçilik faaliyetlerinin içerisine katıldık.

 


 

PEKİ KURDUĞUNUZ BERLİN GİRESUNLULAR DERNEĞİ İLE BİRLİKTE YAKIN ZAMANDA FAALİYETE GEÇİRDİĞİNİZ KARADENİZ DERNEKLER BİRLİĞİ İLE HEDEFİNİZE ULAŞTINIZ MI?

Şöyle izah etmek lazım… Dernekçilik hiçbir zaman istenilen düzeyde hedefine ulaşamaz. Ancak % 60-70 seviyesinde hedefimize ulaştığımızı gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz. Derneklerin hatta il ve ilçe derneklerinin olması oldukça faydalı. Sivil toplum örgütlerini artırmış toplumlar başarılı toplumlardır. Zaman içerisinde varolan olumsuzluklara bireysel tepki göstermek mümkün olmuyor. Ancak sivil toplum örgütünüz var ise birlikte hareket etme imkanınız doğuyor. Bu anlamda ne kadar dernek fazla ne kadar çatı örgütleri olursa o derecede faydalı olur. Ancak bu dernekler amacına ve hedefine doğru yönlendirilmelidir.

 

 


ALMANYA’DA İŞYERİ AÇTIĞINIZDA GİRESUN ADASININ MİTOLOJİK İSMİNİ İŞYERİNİZE AD OLARAK KOYDUĞUNUZU GÖRÜYORUZ. BİR İŞYERİNİZİN ADI ARETİA, DİĞER İŞYERİNİZİNA DI DA KERASUNDE. NEDEN BU İSİMLERİ KOYDUNUZ?

Öncelikle tarihi seviyorum. Doğduğum büyüdüğüm il’in tarihi özellikle beni cezp etmiştir. 3 bin kilometre uzakta bir yerde Almanlara Avrupalılara İlimizin tarihçesini sunmak onların sorularına muhatap olmak ve bölgemizi anlatmak beni fazlasıyla heyecanlandırıyor. Bir örnek verecek olursam; yıllardır işyerlerime gelip giden Almanlar vardı bu isimlerden dolayı Giresun’u merak ettiler, içinde özellikle Giresun olmak üzere Karadeniz turu yaptılar. Giresun’da özellikle ağırlandılar. Geri geldiklerinde ise çok memnun kaldıklarını gördük ve “cennet bölgeyi keşfettik” dediler bizlere. Bu amaçla kendi ismimizi yada başka bir isimde koyabilirdiniz ancak toplumsal bir faydası olmadığı kanaatindeyim. Bir isim ile bir çok konuda bilgilenme ortaya çıkıyor, bundan da mutluluk duyuyorum.

 

 


ALMANYA’DA TİCARET ZOR MU?

Almanya’da ticaret çok zor… 15-20 yıl öncesini göz önüne getirdiğinizde daha da zor hal alıyor. Önceden enflasyon ve kriz kavramaları yoktu. Şu anda Almanya’da gerçekten ekonomik manada çok büyük zorluklar var. Almanya’nın sosyal devlet yapısının güçlü olması bu sosyal şemsiye altında yaşayan insanları bir nebze olsun mutlu kılıyor.

 

 


GİRESUN’U ÖZLÜYOR MUSUNUZ? GİRESUN SİZE NE ANLAM İFADE EDİYOR? VE SON SÖZLERİNİZ NE OLACAK?

Tabii kesinlikle. Zaten her yıl Giresun’a geliyoruz. Bulancak’ta Piraziz’de evimiz var. Giresun merkez olmak üzere gezerek yıl da 1 defa da olsa bu özlemimizi gideriyoruz.

Gerçekten Giresunlu olmak, bu güzel coğrafya üzerinde doğup büyümek bir ayrıcalıktır. ‘Neden ayrıcalık derseniz’ gayet basittir. Büyük şehirlerde stres içinde yayan insanlar belli bir dönemden sonra doğaya açılmak, bahçeli ev satın almak isterler. Ömür boyu çalışmalarını bu değerlere ulaşmak için sürdürürler. Bu manada; orman, yeşillik, su, doğanın her türlü güzelliği Giresun’da mevcuttur. Her zaman Giresun ile gurur duydum, o benim mutluluk kaynağım oldu ve olmaya da devam edecektir.

 



 

 

 

 


Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 6 yorum yazılmıştır.

Yücel Kaya [ 29 Nisan 2010 00:02 ]

Eşref Kardeş,
Uzun süredir görüşemiyoruz. Bu röportajın olmasa izini hepten kaybedecektik. Mail adresini bilemiyorum. Bir şekilde irtibat kuralım, eski günleri özlüyorum.
Almanya da da sosyal aktivite içinde olman bizi sevindiriyor.
Kendine iyi bak
Yücel Kaya
www.yucelkaya.com

www.giresunform.com [ 20 Ekim 2009 05:14 ]

" Gerçekten Giresunlu olmak, bu güzel coğrafya üzerinde doğup büyümek bir ayrıcalıktır.Her zaman Giresun ile gurur duydum, o benim mutluluk kaynağım oldu ve olmaya da devam edecektir.
"
Giresun icin her zaman birlik beraberlik icinde olmaliyiz.Bu gün Giresun icin ne yaptigimizi sorgulama zamanidir.Basarilarinizin her daim görmek dilerimiz ile tesekkürler..

Uğur Bilgi [ 06 Ekim 2009 18:49 ]

Hafızam beni yanıltmıyorsa bu Eşref benim Görele'den tanıdığım cumhuriyet ilk okulunda okuyan o helim-selim efendi çocuk.Onlar tarafından sevildiğimide biliyorum.Ama hayat dağıtıyor insanları dört bir yana.Eşrefciğim Görele hendekbaşı mahellesine git anılarında,Cumhuriyet ilk okulununun düzüne git.Eğer Zela teyzenin oğlu O sevdiğiniz MehmeT abinizi hatırlıyorsan,futbolcu, O Benim...Sağlık ve başarılar diliyorum.
M.Uğur BİLGi
Mavi Karadeniz Tv.
Uğurlu Dakikalar yapımcısı

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Ayhan KASAP Ayhan KASAP
HALK HÜKÜMET KARARLARINI VETO EDİYOR
Musa ADA Musa ADA
KARADENİZLİ
İlhami TEMEL İlhami TEMEL
DÜNYA'NIN AHLAKSIZ ÇOCUĞU İSRAİL
Basri ÇİÇEK Basri ÇİÇEK
BINDIK BIR ALAMETE GIDIYORUZ KIYAMETE
Ali İhsan UZUN Ali İhsan UZUN
SİLAHSIZ TÜRK'LERİN İSRAİL ZAFERİ
Candemir SARI Candemir SARI
'A FEW GOOD MEN' VEYA 'BİR KAÇ İYİ ADAM'
Haldun DOMAÇ Haldun DOMAÇ
MAÇIN EN İYİ ADAMI
Y. Kaya YAMAN Y. Kaya YAMAN
DÜŞÜNÜR
Mustafa KARAHAN Mustafa KARAHAN
GURBET, ALMANYA VE GURBETTE GİRESUN
Metin ÇOBAN Metin ÇOBAN
AVRUPA'DAN GİRESUN'A

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

YURTDIŞI GİRESUN DERNEĞİ'NİN ÇALIŞMALARINI BAŞARILI BULUYOR MUSUNUZ?



Tüm Anketler

Gurbette Giresun Gazetesi
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi